TBB BAŞKANI FEYZİOĞLU, HUKUK KURULTAYININ AÇILIŞINDA KONUŞTU "ÇIKIŞ YOLUNU, YAPTIĞIMIZ ANAYASAYI DÜZELTEREK BULABİLİRİZ"

2630
A

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ BAŞKANI FEYZİOĞLU, HUKUK KURULTAYININ AÇILIŞINDA KONUŞTU
"ÇIKIŞ YOLUNU, YAPTIĞIMIZ ANAYASAYI DÜZELTEREK BULABİLİRİZ"

Ankara Barosu tarafından düzenlenen 10. Uluslararası Hukuk Kurultayı, Türkiye Barolar Birliği Av. Özdemir Özok Kongre ve Kültür Merkezi'nde başladı. Kurultayın açılış konuşmalarını Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, Ankara Barosu Başkanı Av. Hakan Canduran ve Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit yaptı. Feyzioğlu konuşmasında Türkiye'de yaşanan sorunlara değinerek, "Artık bizim çıkışı konuşmamız lazım. Çıkış yolu, kuşkusuz sistemi kurmaktır. Bu sistemi ancak yanlış yaptığımız Anayasayı oybirliğiyle düzelterek bulabiliriz" ifadelerini kullandı. 

"KÜRSÜDE SİYASET YAPAN HAKİM İSTEMİYORUZ"

"İçeride ağır terör tehdidiyle, sınır ötesinde de çok ciddi bir sıcak savaş tehdidiyle karşı karşıyayız. Türkiye'nin acilen bir milli eğitim, milli sanayi, milli savunma, milli dış politika stratejisine ihtiyacı var. Bütün bunları sağlayabilmek için bizim gerçekten milli birliğe ihtiyacımız var" diyen Feyzioğlu, "Yargımız eğer güvenilir değilse, algı güvenilmez şeklinde oluşmakta ise Türkiye'nin herhangi bir başarı sağlaması ya da kalıcı başarı sağlaması mümkün değildir. İşte yargı bu kadar önemlidir. Biz kürsüde siyaset yapan hakim istemiyoruz. Biz kişilerin özgürlüklerinin, haklarının, güvenliklerinin hakimlerin cesaretine tek edildiği bir düzen de istemiyoruz. Biz hak ve özgürlüklerin güvenceli olduğu bir sistem istiyoruz. Aksi takdirde Türkiye'nin fedakarlıkla;  namuslu, çalışkan, cesur on birlerce avukatı, hakimi ve savcısı ağızlarıyla kuş tutsalar, yaptıkları işin, hep birlikte verdikleri kararın doğru olduğuna halkın anlamlı bir kısmını ikna edemezler" şeklinde konuştu.

Feyzioğlu, artık çıkış yolunu konuşmak gerektiğinin altını çizerek, "Çıkış, kuşkusuz sistemi kurmaktır. Bu sistemi ancak yanlış değiştirdiğimiz, yanlış yaptığımız Anayasayı oybirliğiyle düzelterek bulabiliriz" dedi.

Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun yapısını siyaseti emrinden çıkartıp tekrar yüksek yargının seçeceği, Meclis'in nitelikli bir çoğunlukla belirleyeceği üyelerden oluşturmanın şart olduğunu vurgulayan Feyzioğlu, Anayasa Mahkemesi'nin de "OHAL'le ilgisi olmayan KHK'ları incelerim" demesinin bir çıkış olduğunu ifade etti.

"ARABULUCULUK DENEN KURUM PARALEL BİR YARGIYA DÖNÜŞMEK ÜZERE"

Konuşmasının sonunda Avukatlık Kanunu Madde 35-A'nın tüm baroların katılımı ve oybirliğiyle yeni bir çıkış olarak avukatların kullanımına sunulacağını açıklayan Feyizoğlu, "Çünkü hali hazırda arabuluculuk denen kurum paralel bir yargıya, paralel bir baroya ve paralel bir Barolar Birliği'ne dönüşmek üzeredir" dedi.

Bugünkü arabuluculuk uygulamasının yargıya, adliyeye, baroya paralel ve avukatsız, avukatı dışlayan, dolayısıyla vatandaşı vahşi kapitalizmin himmetine muhtaç eden bir görüntü verdiğini kaydeden Feyizoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: 

"Türkiye Barolar Birliği olarak zorunlu arabuluculukta zorunlu avukatlığı, fonunu da bularak teklif etmemize rağmen oralı bile olunmaması, işçinin hakkının arabuluculukta gasp edilmek üzere olduğunun ispatıdır. Biz kendi davamızı kendimiz çözeceğiz dedik. 35-A'nın düğmesine bastığımızı müjdeliyorum. Hayırlı uğurlu olsun."

"HÜKÜMET ÜLKEYİ KHK İLE YÖNETMEKTEN VAZGEÇMELİ"

Ankara Barosu Başkanı Av. Hakan Canduran da konuşmasında, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından 3 ay süreyle OHAL ilan edildiğini ve bu durumun 1 buçuk yıldır devam ettiğini hatırlatarak şunları söyledi:

 "OHAL uygulamasıyla birlikte KHK dönemi de hayatımıza girdi. Bu durum bir süre sonra muhalif kesim üzerinde baskı unsuru oldu. 16 Nisan'da YSK'nın seçim günü mühürsüz pusulaların geçerli sayılmasına ilişkin kararıyla halk oylaması şaibeli şekilde sonuçlandı. Türk yargısında siyaset konuşulmaya başlandı. Yasama-yürütme-yargı tek elde toplandı. Son çıkartılan KHK'lar ise hukuk devletinin sonuna gelindiğinin göstergesi oldu. Bizim talebimiz, OHAL'in kaldırılıp parlamenter düzene dönülmesidir. Ayrıca hükümet ülkeyi KHK ile yönetmekten vazgeçmeli."

 "HUKUK SİLAH OLARAK KULLANILDI"

Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit ise konuşmasında 2010 sonrasında FETÖ tarafından hukukun silah olarak kullanıldığını kaydederek, "Bu süreçte hukuka aykırı birçok karar verildi. Genelkurmay Başkanı dahi cezaevine tıkıldı. Yargının silah olarak kullanılması herkesi etkiledi. FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminde demokrasi ve hukuka saldırı oldu. Daha sonra 4 bine yakın hakim ve savcı örgüt üyeliği kapsamında yargılanmaya başlandı. Bu, sorgulamamız gereken bir durum. Olağanüstü bir dönemden geçiyoruz. OHAL Komisyonu bu süreçte yapılan başvuruları değerlendiriyor. Yargıtay olarak da en doğru şekilde karar vermek için elimizden geleni yapıyoruz" diye konuştu.

Fotoğraflar


Fotoğraf 1

Fotoğraf 2

Fotoğraf 3

Fotoğraf 4

Fotoğraf 5

Fotoğraf 6

Fotoğraf 7

Fotoğraf 8

Fotoğraf 9

Fotoğraf 10

Fotoğraf 11