TBB BAŞKANI SAĞKAN, BASIN MESLEK ÖRGÜTLERİNİN SANSÜRE VE TUTUKLAMALARA KARŞI BAŞLATTIĞI BASIN NÖBETİNİ ZİYARET ETTİ

1199

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Av. R. Erinç Sağkan, Basın Meslek Örgütleri’nin sansüre ve tutuklamalara karşı başlattığı “Basın Nöbeti”ni ziyaret etti.

Sağkan, Anayasa Mahkemesi karşısındaki Ahlatlıbel Parkında kurulan serbest kürsüde bir de açıklama yaptı. Sağkan:

"Bugün burada basın hürriyetini savunmak için bulunuyoruz. Ancak basın hürriyetinin sadece gazetecilere tanınan bir özgürlük alanı olmadığını da çok iyi biliyoruz. Aslında bu 85 milyonun haber alma hakkını ve en temelde de çatı kavram olan ifade hürriyetini ilgilendiren bir sorundur. 2022 Mayıs ayında halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak başlığıyla TCK 217/A'ya getirilen yeni bir suç tipi ile dezenformasyonla mücadele etiketi adı altına yapılan çalışmanın hak ve hürriyetler temelinde ne kadar ciddi sorunlara yol açacağını gördüğümüzü ifade etmiştik. Bu yasanın özellikle bilginin gerçek dışı olup olmadığının tespiti bakımından hukuki öngörülebilirlikten uzak ve belirsizlikler içerdiğini, bu anlamda hak ve hürriyetlerin kısıtlanması bakımından bir araç olarak kullanılabileceği endişemizi de paylaşmıştık. Bugün geldiğimiz noktada maalesef belirttiğimiz tereddütlerimizin basın hürriyetinin kısıtlanması açısından hayata geçtiğini üzüntüyle izliyoruz. TCK 217/A uygulamada gördüğümüz üzere dezenformasyonla mücadele için getirilmiş bir yasa değil, tam aksine basına dönük bir sansür yasasıdır. Bireysel olarak hak ihlallerinin dışında tüm basın mensuplarına dönük de bir gözdağı içermektedir. Bu anlamda Anayasa Mahkemesi’nden beklentimiz, AİHS 10. maddesinde belirtildiği üzere, meşru amaç ve demokratik bir toplum için gereklilik unsurlarını taşımayan, hukuki öngörülebilirlikten ve belirlilik ilkesinden tamamen uzak bu yasal düzenlemenin iptal edilmesidir. Anayasa Mahkemesi kararları tartışılmaz değildir, her zaman eleştiriye açıktır. Ancak Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmaması, uygulanmaması için yorum adı altında farklı yöntem arayışlarına girilmesi ve bu şekilde Anayasa Mahkemesinin kamuoyu önünde itibarsızlaştırılması Türk hukuk sistemine yapılabilecek en büyük kötülüktür” dedi.


Haber ile ilgili Görseller

Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle