TBB HAYVAN HAKLARI KOMİSYONU BASIN AÇIKLAMASI

1839
A

HAYVAN HAKLARI YASASI İÇİN NEYİ BEKLİYORUZ?

Türkiye Barolar Birliği Hayvan Hakları Komisyonu olarak BATIKENT’teki katliamı, bu cinayeti ve sorumlularını, şiddetle kınıyoruz!

Bir kap yemeğe bir yudum sevgiye hasret olan köpeklerimizi katledenlerden yasal yollarla hesabını soracağız.

Hayvanlara karşı yıllardır aralıksız ve dozu arttırılarak şiddet uygulanmakta ve sözü verilen yasa değişiklikleri söylemde kalmaktadır. Acilen yasal değişikliğin yapılması gerekmektedir.

Biz, tüm hayvanların haklarının savunucusuyuz ve her hayvan hakkı ihlalinin karşısındayız. Ve kaybettiğimiz hayvan dostlarımıza yapılan işkence, tecavüz, şiddet, kötü muamele ve cinayetin geldiği akıl dışı boyutları ve tabii yapılması gerekenleri usanmadan bir kez daha tüm Türkiye'ye duyuruyoruz:

Batıkent’te can dostlarımızı katleden katilin bir sonraki hedefinin insan olacağını tekrar vurguluyoruz. Hayvan hakları konusu siyaset üstü bir konu olduğunu ve acilen gerekli yasal düzenlenmenin yapılmasını talep ediyoruz.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın temel ilkelerinden olan hukukun üstünlüğü ilkesi vazgeçilmezimizdir. Türkiye Hayvan Hakları Evrensel Bildirgesinin tarafıdır ve bildirgeye uyumlu yasaları acilen düzenlemesi gerekmektedir. Türkiye Barolar Birliği Hayvan Hakları Komisyonu olarak bu konudaki düzenlemeye ilişkin öneri ve görüşlerimiz iletilmiş olup aynı zamanda bir komisyon kurularak konunun ele alınması ve acilen Hayvan Hakları Yasasının çıkartılması gerekmektedir.

Bu çalışmaya geçmişte yaptığı gibi bugün de katkı sunmaya hazır olan Türkiye Barolar Birliği olarak daha öncede dile getirdiğimiz taleplerimizi dikkatlere sunuyoruz:

• Avrupa’da olduğu gibi, hayvanlara kanunen “hukuki statü” tanınmalı; hayvanlar “Mal” değil “Can” kabul edilmeli,
• Sahipli ve sahipsiz hayvan ayrımı yapılmaksızın, tüm hayvanlar eşit ve adil yasal güvence altına alınmalı,
• Hayvanlara karşı sadece bazı şiddet ve kötü muamele eylemleri değil, tüm eylemler “Kabahat” olmaktan çıkartılıp “Suç” olarak tanımlanmalı,
• Hayvanlara karşı işlenecek suçlar, caydırıcı ve önleyici nitelikte hapis cezası yaptırımına tabi tutulmalı,
• Getirilecek cezalar "para cezasına ve seçenek yaptırımlara çevrilemeyecek nitelikte" belirlenmeli,
• Bu suçlar, yasa tasarısı taslağında düzenlendiğinin aksine “şikâyete bağlı suç” olmamalı,
• Şikâyet hakkı da sadece belirli kişi ve kurumlara özgülenmekten çıkartılarak, kamu davası niteliğinde belirlenmeli,
• Hayvanseverlere kapılarını kapatan il ve ilçe belediyesi barınaklarına ve barınak personellerine ilişkin cezai yaptırım getirilmeli. Denetim koşulları yeniden düzenlenmeli,
• Belediyelerin toplama eylemlerinin yasal sınırları ve müeyyideleri net olarak belirlenmeli,
• Ormana terk edilen sahipsiz hayvanların yaşam koşulları düzenlenmeli,
• Hayvanların üretim, ticaret ve satışı yasaklanmalı,
• Yasak ırk kapsamında bulunan köpeklere ilişkin yeniden düzenleme yapılmalı,
• Tüm Türkiye’de fayton işkencesi sonlandırılmalı,
• Hayvanlara karşı işlenen suçları kovuşturmakla görevli polis teşkilatı oluşturulmalı,
• Canlı hayvan dövüşü, sirk, hayvanat bahçesi, yunus/penguen parkları kaldırılmalı,

Mevcut düzenlemenin hayvanlara karşı işlenen suçları engellemeye yetmediğini toplum olarak görmekteyiz. Her canlının yaşam hakkı kutsaldır ve tüm hakların üstündedir. Hayvanlara hakları teslim edilinceye kadar mücadelemiz devam edecektir. Bu nedenlerle yukarıda saydığımız içerikteki yasal düzenlemenin en kısa zamanda gerçekleştirilmesi hususundaki zorunluluğu yasa yapıcının ve kamuoyunun dikkatine sunarız.

Türkiye Barolar Birliği Hayvan Hakları Komisyonu