TIP DOKTORU UNVANI (Dr.) AVUKAT UNVANI (Av.) İLE BİRLİKTE KULLANILAMAZ

1899
A

Avukatların tıp doktoru unvanını kullanıp kullanamayacağına ilişkin olarak TBB Avukat Hakları Merkezi tarafından hazırlanan rapor Türkiye Barolar Birliği’nin 25 Şubat 2021 günlü toplantısında; görüşülmüş ve Tıp Doktoru unvanı olarak kullanılan (Dr.) unvanının Avukat (Av.) ve Stajyer Avukat (Stj. Av.) unvanları ile birlikte kullanılmaması yönünde karar alınmış olup alınan karar TBB Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu imzası ile 19/04/2021 tarih ve 2021/21 Nolu Duyuru ile tüm barolara duyurulmuştur.

Duyuru No: 2021/2 için tıklayınız.

TBB AHM tarafından TBB Yönetim Kuruluna sunulan TBB AHM görüşü aşağıdadır;

TIP DOKTORU UNVANININ AVUKATLIK UNVANI İLE BİRLİKTE KULLANIMINA İLİŞKİN TBB AVUKAT HAKLARI MERKEZİ DEĞERLEDİRME RAPORU

KONU : Av. …. tarafından yapılan 02.10.2020 tarihli yazılı başvurusu hakkında görüşlerimizin sunulmasıdır.

AÇIKLAMALAR

1- Dr. (Tıp Doktoru) Unvanının Av. (Avukat) Unvanı ile Birlikte Kullanılmaması İçin TBB Tarafından Duyuru Yayınlanması Talep Edilmiştir.
Av ….. 02.10.2020 tarihli dilekçesinde; hekim / tabip anlamına gelen tıp doktoru unvanı olarak kullanılan Dr. unvanının Avukat veya Stajyer Avukat unvanları ile birlikte kullanılmasının hukuka aykırı olduğunu ve haksız rekabet yarattığını belirterek bu uygulamanın durdurulması için mesleki kamuoyuna bir duyuruda bulunulmasını talep etmiştir.
Bu nedenle konu hem genel olarak ele alınacak hem de özellikle tıp hekimliği / doktorluk kavramı üzerinde özel olarak incelenecektir.
2- Tıp Doktorluğu Avukatlıkla Birleşebilen İşlerden Değildir.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun “Avukatlıkla birleşebilen işler” başlıklı 12. maddesini incelediğimizde tıp doktorluğu mesleğinin avukatlık ile birleşebilen işler arasında sayılmadığı görülmektedir.
Bu nedenle bir avukatın tıp doktorluğu mesleğini avukatlık mesleği ile birlikte sürdürmesi mümkün olmadığından tıp doktorunu ifade eden Dr. unvanı ile Av. unvanının birlikte kullanılması mümkün değildir.
3- Tıp Doktoru Unvanı Olarak Kullanılan Dr. Unvanı Akademik Unvan Olmadığından Avukatlık Unvanı ile Birlikte Kullanılamaz
Tıp Fakültelerine ilişkin mevzuata göre tıp fakültesi öğrencisi 6 yıl eğitim görmektedir. (4 yıl lisans + 2 yıl master: toplam 6 yıl). Öğrenci 6 yıllık bu eğitim ile fakülteden mezun olunca “Tıp Doktoru” unvanını almaktadır. Bu unvan, yurt dışında kullanılmakta olan Tıp Doktoru: Medical Doctor (M.D) ‘un karşılığı olmaktadır.
Fakülte kökeni ne olursa olsun temel bilimlerden herhangi birinde doktora eğitimini (4 yıl lisans + 2 yıl master + 4 yıl doktora: toplam 10 yıl) tamamlayanlar için Phylosophical Doctorate (Ph.D) terimi kullanılmaktadır. Bu unvanın tıp alanındaki eşdeğer karşılığı da “Tıpta Uzmanlık” tır.
Ülkemizde 6 yıllık eğitim sonunda alınan Tıp Doktoru (M.D) unvanı için de Dr. 10 yıllık eğitim sonunda alınan Doktora (Ph.D) unvanı için de Dr. kullanılageldiğinden Tıp Doktorlarının da doktora yapmış kişiler gibi bir akademik unvana sahip oldukları yanılgısı oluşmuştur.
Tıp fakültesi mezunlarına verilen “Tıp Doktoru” unvanı onların doktora yaptıkları anlamına gelmediğinden Tıp Doktorlarının kullandığı Dr. unvanı akademik bir unvan değildir.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun “Reklam yasağı:” başlıklı 55. maddesinin 1. fıkrasına göre avukatların avukat unvanı ile akademik unvanlarından başka sıfat kullanmaları yasaktır.
Söz konusu düzenleme aşağıdaki şekildedir;
Madde 55 – Avukatların iş elde etmek için, reklam sayılabilecek her türlü teşebbüs ve harekette bulunmaları ve özellikle tabelalarında ve basılı kağıtlarında avukat unvanı ile akademik unvanlarından başka sıfat kullanmaları yasaktır.
Bu maddede sözü edilen akademik unvanlar içerisine tıp doktoru unvanı girmediğinden tıp fakültesi mezunlarının kullandığı Dr. unvanının avukatlık Av. unvanı ile birlikte kullanılması mümkün değildir.
4- Yalnızca Hukuk alanındaki Akademik Unvanlar Avukat Unvanı ile Birlikte Kullanılabilir.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun “Avukatlıkla birleşebilen işler” başlıklı 12. maddesinin 1. fıkrasının b) bendinde avukatlıkla birleşebilen işler arasında “Hukuk alanında Profesörlük ve Doçentlik” sayılmış olduğundan hukuk alanı dışındaki Profesörlük ve Doçentlik görevinde bulunanların avukatlık faaliyetinde bulunamayacağı açıktır.
Bu nedenle bir avukatın hukuk alanı dışındaki Profesörlük veya Doçentlik görevlerini avukatlık mesleği ile birlikte sürdürmesi mümkün olmadığından hukuk alanı dışındaki Prof. Dr. ve Doç. Dr. unvanları ile Av. unvanının birlikte kullanılması mümkün değildir.
Avukatlık Kanununun “Reklam yasağı:” başlıklı 55. maddesinin 1. fıkrası bugüne kadar hiç değişikliğe uğramamış olup Avukatlık Kanununun Resmi Gazetede yayımlandığı 07/04/1969 tarihindeki şekli ile yürürlükte bulunmaktadır.
Reklam yasağı kapsamında avukatlık unvanı ile birlikte kullanımına izin verilen akademik unvanları, avukatlıkla birleşen işler başlığı altındaki düzenlemeler ile birlikte ele almak gerekmektedir. Zira bir unvanın kullanılabilmesine izin verilmesi demek o unvana ilişkin işin de yapılabilmesi anlamına gelmektedir.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun “Avukatlıkla birleşebilen İşler” başlıklı 12. maddesinin 1. fıkrasının b) bendinin Kanunun Resmi Gazetede yayımlandığı 07/04/1969 tarihindeki ilk şekli aşağıdadır;
Madde 12 –
b) Üniversite, yüksek veya orta öğretim profesör, doçent, asistan ve öğretmenliği,
Bu düzenlemeden görüleceği üzere 1969 yılında avukatlıkla birleşen işler arasında hukuk ile sınırlı olmaksızın akademik unvan olarak Profesörlük, Doçentlik ve Asistanlık avukatlıkla birleşen işlerden sayılmıştır.
Avukatlık Kanununun 12. maddesinin 1. fıkrasının b) bendi daha sonra 22/01/1986 tarih ve 3256 sayılı Kanun ile değişikliğe uğrayarak aşağıdaki şekli almıştır.
Madde 12 -
b) Yüksek, orta ve ilköğretimde profesör, doçent, yardımcı doçent ve öğretmenlik
Bu değişiklik ile asistanlık avukatlıkla birleşebilen işlerden çıkartılmış ve yardımcı doçentlik birleşebilen işler arasına eklenmiştir.
Avukatlık Kanununun 12. maddesinin 1. fıkrasının b) bendi en son 02/05/2001 tarih ve 4667 sayılı Kanunun 9. maddesi ile değiştirilerek şu anda yürürlükte olan aşağıdaki en son şeklini almıştır.
Madde 12-
b) (Değişik: 2/5/2001 - 4667/9 md.) Hukuk alanında profesör ve doçentlik,
Bu değişiklik ile sadece Hukuk alanındaki profesörlük ve doçentlik avukatlıkla birleşebilen iş haline getirilmiştir.
Avukatlık Kanunun 12. Maddesinin 1. Fıkrasının b) bendini değiştiren 4667 sayılı Kanunun 9. maddesinin Hükümet Gerekçesi aşağıdaki şekildedir;
“Madde 9. — Avukatlıkla bağdaşabilen işleri düzenleyen 12 nci maddenin (b) bendinde yapılan değişiklikle; sadece hukuk alanında doçentlik ve profesörlüğün avukatlıkla bağdaşabileceğine dair düzenleme yapılmış, bu suretle yoğun ve ciddî mesaî isteyen avukatlık mesleğinin yan iş olarak yürütülmesi önlenmektedir.”
Bu değişiklik TBMM’nde de aynen kabul edilmiştir. Böylece Kanun koyucu avukatlıkla birleşebilen akademik işlerin sadece Hukuk alanındaki Profesörlük ve Doçentlik olduğunu net olarak kanunla belirlemiş bulunmaktadır.
Yukarıdaki mevzuat değişikliğini göz önüne aldığımızda Reklam Yasağına ilişkin 55. maddede serbest bırakılan akademik unvanları sadece hukuk alanındaki Profesörlük ve Doçentlik olduğu ortadadır.
Akademik unvanlar 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinin m bendinde;
a) Profesör,
b) Doçent
c) Doktor Öğretim Üyesi
şeklinde sayılmıştır.
Bu maddeden de görüleceği üzere akademik kadrolara ilişkin olan akademik unvanlar 3 tanedir ve bu unvanların tıp doktorluğu ile hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. İçinde doktor kelimesi geçen akademik unvan “Doktor Öğretim Üyesi” dir.
Buradaki Doktor kelimesi doktora yapmış (Ph.D) kişiyi ifade etmekte olup tıp fakültesi mezunu olan tıp doktorunu ifade etmemektedir.
Zira aynı bentte “Doktor Öğretim Üyesi: doktora çalışmalarını başarı ile tamamlamış, - tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olan akademik unvana sahip kişidir.” şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı maddenin t bendinde;
“(2) Doktora: Lisansa dayalı en az altı veya yüksek lisans veya eczacılık veya fen fakültesi mezunlarınca Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı tarafından düzenlenen esaslara göre bir laboratuvar dalında kazanılan uzmanlığa dayalı en az dört yarıyıllık programı kapsayan ve orijinal bir araştırmanın sonuçlarını ortaya koymayı amaçlıyan bir yükseköğretimdir.
(3) Tıpta Uzmanlık: Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı tarafından düzenlenen esaslara göre yürütülen ve tıp doktorlarına belirli alanlarda özel yetenek ve yetki sağlamayı amaçlayan bir yükseköğretimdir.”
şeklinde tanımlanmıştır.
Bu tanımlardan da görüleceği üzere Doktor Öğretim Üyesi olabilmek için “Doktora” yapmış olmak veya “Tıpta Uzmanlık” kazanmak gerekmektedir.
Sağlık Bakanlığı Tıpta Uzmanlık Kurulu 03/01/2018 tarih ve 1087 sayılı Kararı ile tıp doktorlarının uzmanlık eğitimi sürelerini uzmanlık dallarına göre 2 ila 6 yıl arasında değişen eğitim süreleri olarak belirlemiştir.
Buradan da görüleceği 6 yıllık tıp fakültesi mezunlarının kullandığı tıp doktoru anlamındaki Dr. unvanının Yükseköğretim Kanununda tanımlanan doktora ya da Tıpta Uzmanlık tanımlarıyla da hiçbir ilgisi bulunmamaktadır.
Tıp fakültelerine ilişkin mevzuata göre tıp fakültesi mezunlarına “Tıp Doktoru” unvanı verilmektedir. Uygulamada tıp fakültesi mezunları unvan olarak Tıp Doktoru değil Doktor unvanını ve bu unvanın kısaltması olan Dr. unvanını kullandıkları için doktora yapmış olmakla veya tıpta uzmanlık eğitimini bitirerek almaya hak kazanılan Uzman unvanı ile tıp doktoru unvanları birbirleri ile karıştırılmaktadır.
Tıpta uzmanlık kazanmış olan bir Uzman Tıp Doktorunun kullandığı Uzm. Dr. unvanının da akademik bir unvan olmadığını ancak bu aşamayı tamamlamış kişilerin Üniversitelerde kadrolu olarak Doktor Öğretim Üyesi olarak görev alabilecekleri anlamına gelmektedir. Ancak tıpta uzmanlık kazanarak doktor öğretim üyesi olan bir tıp fakültesi mezunu da bu unvanını Avukatlık unvanı ile birlikte kullanması yine de mümkün değildir. Çünkü Avukatlık Kanununu 12. maddesinin 1. fıkrasının b bendi uyarınca ancak Hukuk alanındaki Profesörlük ve Doçentlik avukatlıkla birleşebilen işlerdendir.
SONUÇ : Yükseköğretim mevzuatı uyarınca tıp fakültesi mezunlarına verilen “Tıp Doktoru” unvanının Doktora yapmış olmak anlamına gelmediği ve akademik unvan olmaması ile Avukatlık Kanununun Reklam yasağı başlıklı 55. maddesinin 1. fıkrasını ve Avukatlıkla birleşebilen işler başlıklı 12. maddesinin 1. fıkrasının b) bendini birlikte değerlendirdiğimizde tıp doktorlarının kullandığı Dr. unvanlarının avukat veya stajyer unvanı ile birlikte kullanmaları mümkün değildir.
Bu nedenle tıp doktoru unvanına sahip avukatların avukatlık unvanı ile birlikte Dr. unvanının kullanılmasının engellenmesi için mesleki kamuoyuna bir duyuru yapılmasının önleyici hukuk kapsamında uygun olacağı düşüncesindeyim.
Saygılarımla
21.01.2021

Avukat Hakları Merkezi