TÜBAKKOM 13. DÖNEM 2. GENEL ÜYE TOPLANTISI ÇORUM’DA YAPILDI

3786
A

Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM) 13. Dönem 2. Genel Üye Toplantısı, 28 Mayıs 2016 tarihinde Çorum Barosu’nun ev sahipliğinde gerçekleştirildi.

Toplantıda, Dr. Fahri Gökçen Taner tarafından Türk Ceza Kanunu’nda kadın ve çocuğa karşı suçlar konusunda, Av. Nazan Moroğlu tarafından ise İstanbul Sözleşmesi ve uygulanmasına ilişkin sunuş yapıldı. Ayrıca küçük yaşta evlilikler ile “Çocuktan Gelin Olmaz Kurultayı” eylem planı tartışıldı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan TBB Yönetim Kurulu Üyesi ve TÜBAKKOM Koordinatörü Av. Yurdagül Gündoğan şunları söyledi:

“Ülkemize hatta dünyanın içinde bulunduğu duruma şöyle bir baktığımızda, hiç bitmeyen iktidar savaşlarını, dökülen kanları ve bir de ağlayan kadınları görürüz…

Tarihteki kanlı savaşların tamamı erkeklerin iktidar savaşından kaynaklanmıştır. Çünkü erkek, varoluşunu iktidara dayandırmıştır.

İşte bu nedenle dünya, gerek bozulan doğasıyla, gerek sınır ve kural tanımayan kirli savaşlarıyla, kötü bir sona doğru hızla sürüklenmektedir.

Oysa bundan tam yüz yıl önce, ‘’kadınların kurtuluşunun aynı zamanda bütün bir toplumun kurtuluşu’’ olduğunu savunan Clara Zetkin,’Yaşamın olduğu her yerde savaşmak istiyorum’’ demiştir. Mensubu olduğu Sosyalist Parti programına “kadın ile erkek eşittir” ilkesini yazdırmayı da başarmıştır. Zetkin, 8 Martın Dünya Emekçi Kadınlar günü olarak anılmasını sağlamakla kalmamış, yaşamını kadının özgürlüğü mücadelesine adamıştır.

Tıpkı dostu ve dava arkadaşı Rosa Luxenburg gibi…

Özgürlük, her zaman farklı düşünenin özgürlüğüdür” , “Hareket etmeyen zincirlerini fark edemez” şiarıyla çıktığı yolda, sürekli eylem içinde olmuştur Rosa. Ülkesindeki dikta rejime ve majestelerine karşı çıktığın için yargılanmış, tutuklanmış, yıllarca hapis yatmıştır. Ama bu şekilde düşünmesine, düşüncelerini yaymasına engel olamayacaklarını anlayan barbarlar, onu bir gece yarısı, daha 47 yaşındayken katledip, sonra da, Berlin’in soğuk sularına atmıştır.

O yıllardan bugüne neredeyse bir asır geçmiştir.

Şimdi yasalarımızda kadın ve erkeğin eşit olduğu yazıyor. Ama Kadın ile erkeği eşit konuma getiremezsiniz. O fıtrata terstir“ diyen bir anlayışla yönetiliyoruz.

Benim ülkemde üniversite öğrencisi bir genç kız, okuldan evine gitmek için bindiği serviste tecavüze uğruyor, dövülüyor ve öldürülüyor..

Benim ülkemde genç bir kadın, saat 24.00’den sonra sokakta tek başına yürürken görüldüğü için, ırzına geçiliyor.

Yüz yıl önce rejim için tehlike görülen kadınlar katledilirken, bugün sadece kadın olduğumuz için katlediliyoruz. Sisteme karşı çıkanlar ise sadece öldürülmekle kalmıyor, çıplak bedenleri sokaklarda sürükleniyor.

Geldiğimiz nokta budur.

Ülkemizin yakın tarihine şöyle bir bakacak olursak;

Cumhuriyetin ilk yıllarında gericilere kafa tutup, peçeye ve burkaya karşı çıkan; kocası ikinci kez evlenmeye kalkışınca ondan boşanma cesareti gösteren; feminist kimliğini hiçbir koşulda gizlemeyen, yazdığın romanlarda daima kadının cinsel özgürlüğünü savunan Halide Edip çıkar karşımıza.

Halide Edip’in, “Aşk, en yüksek nikahtır, iki kişiyi ondan kuvvetli başka bir şey bağlayamaz” dediği yılların üzerinden 75 yıl geçti.

Şimdi topluma hakim erkek egemen anlayış, bizi ikinci hatta üçüncü eş yapabilmenin yasal zeminini hazırlama gayretinde…

Bırakın cinsel özgürlüğü, günümüzde boşanmak isteyen kadınlar öldürülüyor…

Şimdi ülkemde kadına düşen görev, kendisinin ve ailesinin namusunu korumak; erkeğe düşen görev ise sahip olduğu özgürlükleri taçlandırmak.

Daha yakın tarihlere geldiğimizde hepimizin yakından tanıdığı,

Sevgili Türkan Saylan gelir aklımıza.

Ölüme karşı bile, gülümseyerek meydan okuyan, aydınlık yüzlü, eşsiz bilim kadını. Tek başına sahip olduğu özgürlüğün gücünü, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğini kurarak örgütlü güce dönüştüren, cesur yürekli kadın. Kim bilir, bugüne kadar kaç gencin üniversite okumasına vesile olmuş, kaç genç kızın okula gitmesini sağlamış, bu şekilde kaç hayat kurtarmıştır, saymakla bitiremeyiz.

Siz ey, tarihe ismini yazdırmış ya hiç yazdırmamış kadın hakları savunucuları!..

Günümüzde, Medeni Yasa ile elde ettiğimiz kazanımlar bir bir elimizden alınmaya çalışılsa da,

550 milletvekilinden oluşan bir mecliste, sadece 81 kadın milletvekili ile temsil ediliyor olsak da,

Sizlerin verdiği mücadele sanmayın ki, karşılığını bulmadı. Sanmayın ki biz özgürlükçü kadınlar yenik düştük.

Düşmedik.

O tarihlerde sizi katledenler, bugün bizi katletmeye devam etse de, güçleri tükenecek.

Bugün erkek egemen güç sahipleri;

Düşünen, üreten, direnen kadınlardan korkuyorlar…

Kadının saçının tek bir telinden korkuyorlar…

Gülüşünden,

Kahkaha atışından korkuyorlar&S230;

Sokakta tek başına yürümesinden korkuyorlar…

Yazmasından, çizmesinden, nutuk atmasından korkuyorlar…

Günlük siyasete egemen olmayı başarıp, kadına egemen olamamaktan korkuyorlar&S230;

Bu düzenin böyle gitmeyeceğinden korkuyorlar…

’Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu ile Türkiye’de kadınların devrimi tamamlanmıştır’’ diyor, Server Tanilli. Katılıyorum bu görüşe.

Türkiye Cumhuriyetinin kurulması,

Hilafetin ve saltanatın kaldırılması,

Medeni yasanın kabul edilmesi ile

Türkiye’de kadınların devrimi gerçekleşmiştir.

Bize düşen, kazanımlarımıza sahip çıkmaktır.

Bağımsız, laik, demokratik Cumhuriyet var oldukça buna karşı durmaya kimsenin de gücü yetmeyecektir!&S230;

Dünya barışının tam olarak sağlandığı, kadının erkeğin eşi değil, eşiti olduğu bir dünyanın özlemi ile,

Selam olsun tüm devrimci kadınlara!&S230;”

Beni sevebilmek için bir erkek

tenimin örtüsünü çekip almalı,

gözlerimin ta içine bakmalı

ve görmeli ki, bende yuvalanmıştır

kırlangıç kuşunun şefkati.

Beni sevebilmesi için bir erkeğin

bir malmışım gibi bana sahip olacağı düşüncesi

aklından geçmemeli,

bir av zaferi de değilim gösterilecek;

benim yanımda olmalı teri

tıpkı benim sevgiyle

ona yandaş olduğum gibi.

Beni sevebilmesi için erkeğin sevgisi

Ceibo ağacı gibi güçlü olmalı

öylesine koruyan ve güvenli

ve bir Temmuz sabahı gibi aydın.

- Gioconda Belli -

“Seni Sevebilmek Nikaragua”

TOPLANTI SONUÇ BİLDİRGESİ İÇİN TIKLAYINIZ

 

Fotoğraflar


Fotoğraf 1

Fotoğraf 2

Fotoğraf 3

Fotoğraf 4

Fotoğraf 5

Fotoğraf 6

Fotoğraf 7

Fotoğraf 8

Fotoğraf 9

Fotoğraf 10

Fotoğraf 11

Fotoğraf 12

Fotoğraf 13

Fotoğraf 14

Fotoğraf 15

Fotoğraf 16

Fotoğraf 17

Fotoğraf 18

Fotoğraf 19

Fotoğraf 20

Fotoğraf 21

Fotoğraf 22

Fotoğraf 23

Fotoğraf 24

Fotoğraf 25

Fotoğraf 26

Fotoğraf 27

Fotoğraf 28

Fotoğraf 29

Fotoğraf 30

Fotoğraf 31

Fotoğraf 32

Fotoğraf 33

Fotoğraf 34

Fotoğraf 35

Fotoğraf 36

Fotoğraf 37

Fotoğraf 38

Fotoğraf 39

Fotoğraf 40

Fotoğraf 41

Fotoğraf 42

Fotoğraf 43

Fotoğraf 44

Fotoğraf 45

Fotoğraf 46

Fotoğraf 47

Fotoğraf 48

Fotoğraf 49

Fotoğraf 50

Fotoğraf 51