TÜRK MEDENİ KANUNU’NUN KABULÜNÜN 96. YILINDA KADIN KAZANIMLARINDAN ÖDÜN VERMEYECEĞİZ.

1052
A

Devrim Kanunumuz olan Türk Medeni Kanunu, kadınların erkeklerle eşit yurttaşlık haklarını elde etmesi yolunda atılmış en büyük adımdır. Bu adım; sadece kadınlara onurlu bir yaşamın kapısını açmakla kalmamış, bütün bir topluma, aydınlık bir geleceğe giden yolu göstermiş, kadını sosyal yaşamın bir parçası haline getirmiştir.

Bugün kadınların en önemli hakları olan “mirastan eşit yararlanma”, “resmi nikah zorunluluğu”, “evlilikte kadının rızası”, “boşanma ve velayet hakkı”, “mahkemede eşit tanıklık”, “çok evliliğin yasaklanması”, “çalışma hakkı” gibi hayati konular, Cumhuriyet’in adım adım inşa ettiği laik hukuk sisteminin kazanımlarıdır.

Bizler, kadın hukukçular olarak; Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni, devletin her kademesindeki yetkilileri, ilgili tüm kurum ve kuruluşlar ile yurttaşlarımızı, Cumhuriyetimizin kazanımlarına, demokratik, laik ve sosyal hukuk devletine sahip çıkmaya ve Medeni Kanun’da yer alan başta nafaka hakkı olmak üzere tüm kazanılmış kadın haklarına saygı duymaya davet ediyoruz.

Medeni Kanun’la ilgili en küçük geri adımın, kadınları karanlık bir geleceği sürükleyeceği uyarısını yapmayı vazgeçilmez bir görev olarak görüyor, Cumhuriyetimizin temel ilkelerine uygun bütüncül politikalarla, ayrımcı ve eril zihniyeti ortadan kaldıracak bir dönüşüm talep ediyoruz.

Basına yansıyan haberlere göre, 6. Yargı Paketinde yer alacağı belirtilen düzenlemeler, kadın hakları açısından büyük bir gerilemeye yol açacak niteliktedir. Nafaka hakkının süreye bağlanmasına ve boşanmalarda “aile arabuluculuğu” adı altında hukuka aykırı uygulamalara yönelik girişimlere derhal son verilmelidir. Tüm kamuoyunu, nafaka hakkı başta olmak üzere Medeni Yasa’daki kadın kazanımlarını geriye götürecek girişimlere karşı çıkmaya çağırıyoruz.

Kadınlara karşı eril şiddetin önlenmesi ancak ve ancak devletin bütüncül politikalar üretmesi, geliştirmesi ve uygulaması ile çözülecektir.

Toplumsal cinsiyet eşitsizliği şiddeti de beraberinde getirmektedir. Her gün en az üç kadının erkek şiddeti tarafından katledildiği ülkemizde, dün yine 16 yaşında bir çocuk cinayeti ile sarsıldık.

TÜBAKKOM olarak, kadın cinayetlerini sıradanlaştıran zihniyeti kabul etmiyor, önleyici ve koruyucu tedbirlerin acil alınmasını, İstanbul Sözleşmesi’nin tüm hükümleri ile derhal uygulanmasını talep ediyoruz.

Türk Medeni Kanunu’nun kabul edilmesinin 96. Yılını kutluyor, başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, hukuk devrimimizin mimarlarını saygı ve şükranla anıyoruz.

Saygılarımızla.

Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM)