Türkiye Barolar Birliği (TBB) Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu'ndan Açıklama

1399
A

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu Çevrenin Yanında

Ücretli Plastik Poşet Uygulamasında Bakanlık Plastik Lobisine Teslim Olmamalıdır!

1967 yılı yapımı, başrolünde Dustin Hoffman’ın yer aldığı “The Graduate” filmindeki bir karede ifade edilen sözler, deyim yerindeyse dünyayı yıkıma uğratmaya aday bir endüstrinin doğuşuna işaret eder. Yeni mezun, genç Ben’e verilen öğüt şudur; “Sana tek bir kelime söyleyeceğim,
plastikler. Plastikte büyük bir gelecek var.”

Plastikçiler arasında ünlenen anılan filmdeki öngörü gerçekleşmiş ve takip eden yıllarda dünya plastiğe “boğulmuştur”. Öyle ki, bugün geldiğimiz noktada, denizlere her bir dakikada bir kamyon dolusu plastik atık ulaşmaktadır. Önlem alınmadığı taktirde, önümüzdeki 15-20 yıl içerisinde denizlerimizde balıklardan çok plastik ürünlerine rastlanılması kaçınılmaz olacaktır.

Durumun önem ve aciliyeti en nihayetinde T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığını harekete geçirmiş, Türkiye’nin plastik poşet kullanımı ile ilgili hiçbir kural, sınırlama ve düzenlemesi olmayan nadir ülkeler sıralamasında yer alması ayıbından da kurtulmak üzere, 10 Aralık 2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7153 sayılı Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile plastik alışveriş poşetlerinin kullanımının azaltılması ve sınırlandırılabilmesi için tüketiciye ücretli olarak verilmesi uygulamasının 1 Ocak 2019 tarihinden itibaren başlatılması öngörülmüştür.

Çevrenin korunması için önemli bir adım olan ve zamanla plastik alışveriş poşetlerinin kullanımının tümüyle yasaklanmasına dönüşmesi beklenen ve gereken düzenleme plastik üreticilerini harekete geçirmiştir. Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’u ziyaret ederek, uygulamanın “gevşetilmesi” anlamına gelen bir dizi öneride bulunmuştur.

Plastik üreticilerine göre, süreç çok hızlı işletilmiştir. Bu nedenle 1 Ocak 2019 tarihi itibariyle başlaması öngörülen uygulamanın 3 senelik kademeli bir geçişe imkan verecek şekilde düzenlenmesi “iyi” olacaktır. Ayrıca “biyobozunur” plastikler ile belirli kalınlığın üzerindeki plastik poşetler kanun kapsamı dışına alınmalıdır. Plastik sektörünü yıkıma uğratacak düzenlemenin 2019 yılında plastik poşet üretimini %50 oranında azaltacağını ifade eden üreticiler “plastik karşıtı” söylemlerin rahatsız edici olduğunu vurgulamışlardır.

Bakanlık tarafından bu görüşme ile ilgili olarak bir açıklama yapılmamış olsa da, yakında başlaması öngörülen düzenlemeyi gevşetecek, etkisiz kılacak bir takım tavizler gündeme gelmemelidir. Zamanlama itibariyle oldukça geç kalmış bir düzenlemenin, tek bir endüstrinin isteği üzerine ötelenmesi, kademelendirilmesi kamu yararını ihlal eden bir işlem anlamına gelecektir.

Dünyanın pek çok ülkesinde tümüyle yasaklanmış, kullanımı vergi ve ceza işlemlerine tabi kılınmış plastik poşetlerin kullanımını mümkün kılacak bir düzenlemenin, mevcut yasal düzenlemeleri ihlal etmenin ötesinde, gelecek kuşaklara yaşanabilir bir dünya bırakmaya dair etik ve insani değerleri yok saymak anlamına geleceği, Türkiye’yi ayıplı bir listede tutmaya devam edeceği açıktır.

Yasal düzenlemenin ne kadar etkili olduğu, bizzat plastik üreticileri tarafından ikrar edilmiştir. Bu düzenleme ile 2019 yılında plastik poşet üretiminin %50 oranında azalması, yasa ile varılmak istenen amaçtır. Bu çerçevede, yasal düzenleme etkin bir şekilde uygulanmalıdır.

Bu nedenle, Türkiye Barolar Birliği (TBB) Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu olarak, plastik poşet kullanımını sınırlandırmaya yönelik yasal düzenlemenin arkasında olduğumuzu vurgulamak isteriz. Yakın bir tarihte yasalaşan düzenleme ile ortaya konulan kamu yararının Bakanlık ve ilgili idareler tarafından paylaşıldığını bilsek ve bu nedenle plastik lobisinin isteklerinin olumsuz karşılanacağına inansak da anılan düzenlemeyi gevşetmeye yönelik kamu yararı ve çevre hakkını ihlal edecek her tür işleme karşı yasal hakları sonuna kadar kullanacağımızı belirtmek isteriz. Saygılarımızla.