TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ VE BİRLEŞMİŞ MİLLETLER MÜLTECİLER İÇİN BİRLİKTE ÇALIŞACAK

3974
A

Türkiye Barolar Birliği ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) arasında, Türkiye'deki sığınmacı ve mültecilere hukuki yardım sağlanması ve ortak çalışmalar yürütülmesini öngören mutabakat zaptı imzalandı.

TBB Başkanı Av. Prof. Metin Feyzioğlu, TBB Genel Sekreteri Av. İzzet Güneş Gürseler, TBB Başkan Başdanışmanı Av. Prof. Dr. Necdet Basa ve BM Mülteciler Yüksek Komiserliği Türkiye Temsilci Yardımcısı Paolo Artini'nin katılımıyla düzenlenen mutabakat zaptı imza töreni, mültecilerin ve sığınmacıların durumunu görünür kılmak ve sorunlarına dikkat çekmek için belirlenen 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü'nde gerçekleştirildi.

İNSANLIK TARİHİNE KARA LEKE OLARAK GEÇİYOR

Törende konuşan TBB Başkanı Feyzioğlu, Türkiye sınırının hemen ötesinde yaşanan insanlık dramından kaçmak isteyenlerin Avrupa'ya gitmek için canları pahasına bir ölüm yolculuğuna çıktığına dikkat çekerek, "Ege ve Akdeniz'de boğulan insanlar, belki de Avrupa'nın gündemi olmaktan çıkıyor ama insanlık tarihine silinmeyecek kara lekeler olarak yazılıyor" dedi. Sığınmacıların yaşamaya mahkum edildiği bu drama karşı dünyada en samimi uluslararası tepkiyi ve çabayı BM'nin gösterdiğini belirten Feyzioğlu, "Avrupa Birliği'nin, Birleşmiş Milletler'den öğreneceği insanlık namına çok şey olduğunu düşünüyorum" değerlendirmesinde bulundu.

BİRLEŞMİŞ MİLLETLERİN İNSANİ YAKLAŞIMI ESAS OLMALI

Mutabakat zaptının amacını, "Sığınmacıların hukuku konusunda ilgili kesimleri eğitme, ortak yayınlar yapma, yuvarlak masa toplantıları düzenleme ve toplumsal farkındalık yaratma" olarak özetleyen Feyzioğlu şunları söyledi:

"Geri kabul sürecinde sadece belli özelliklerdeki nitelikli kişilerin seçilip diğerlerinin Türkiye'de bırakılması yaklaşımını Türkiye olarak kabul etmemiz, bunu uluslararası hukuka uygun olarak nitelememiz mümkün olamaz. Yaşlanan nüfusun eğitimli kişilerle takviye edilmesi gibi insani değerlerle bağdaşmayacak bir yaklaşım yerine Birleşmiş Milletler'in insani yaklaşımının üstün gelmesi gerekiyor.

BU YÜKÜ ADİL ŞEKİLDE PAYLAŞMALIYIZ

İçinden doktorları, mühendisleri, hemşireleri tek tek ayıklanmış ve sadece bunlar Avrupa'ya kabul edilmiş ve geri kalanı eğitimsiz kişilerden oluşan sığınmacı topluluğunun Türkiye'ye entegrasyonu mümkün olamaz. Şu halde AB ile müzakereleri süren Geri Kabul Anlaşması'nda Birleşmiş Milletler'in belirlediği temel ilkelerin yol gösterici olmasını diliyoruz. Avrupa ve Türkiye arasında mültecilerin dağılımında adaletin sağlanmasının gerektiğine işaret ediyoruz. Avrupa ile Türkiye'nin bu yükü adil bir şekilde paylaşmasını diliyoruz."

DÜNYADAKİ MÜLTECİ SAYISI 65 MİLYONU GEÇTİ

BMMYK Türkiye Temsilci Yardımcısı Artini de dünyadaki mülteci sayısının 65,3 milyona yükseldiğini, bunun rekor olduğunu, Suriye krizinin bu rakamdaki payının ise 5 milyon dolayında olduğunu belirtti. Türkiye'de 2,7 milyon yerinden edilmiş kişi bulunduğunu aktaran Artini, Türkiye'nin bu kişilere yönelik büyük bir dayanışma ve cömertlik örneği sergilediğini vurguladı.

BM Mülteciler Yüksek Komiserliğinin, yerinden edilmiş kişilere başka ülkelerde yer bulma konusunda çalışmalar yürüttüğünü dile getiren Artini, "Yerinden edilmiş kişiler ya da sığınmacılar için ilk akla gelen temel insan ihtiyaçları oluyor. Bunun yanı sıra, aynı zamanda yasal bilgilenme ve bilgilendirme hususları da önemli bir ihtiyaç olarak karşımıza çıkıyor. Bu iş birliği çerçevesinde, avukatlara teknik destekler sunma, onları ve halkı bilinçlendirme çalışmaları yürütülecek" diye konuştu.

Konuşmaların ardından, Artini ile Feyzioğlu, Türkiye'deki sığınmacı ve mültecilere hukuki yardım sağlamak üzere iş birliğini öngören mutabakat zaptını imzaladı. Mutabakatta, mülteciler ve vatansız kişilerin hukuki olarak korunmasına yönelik uygulamaların desteklenmesi; ulusal ve uluslararası mevzuat çalışmaları yapılması ve konuya ilişkin farkındalık yaratılması çalışmaları konu ediliyor.