TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ VE YARGITAY BAŞKANLIĞI TARAFINDAN ORTAKLAŞA “BEDENSEL ZARARLARDA HESAP YÖNTEMLERİ FARKLILIĞININ GİDERİLMESİ ÇALIŞTAYI” DÜZENLENDİ

1546
A

Türkiye Barolar Birliği ve Yargıtay Başkanlığı tarafından ortaklaşa düzenlenen “Bedensel Zararlarda Hesap Yöntemleri Farklılığının Giderilmesi Çalıştayı”, 07 Mart 2020 tarihinde, TBB’nin ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Çalıştaya, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu ve Yönetim Kurulu üyelerinin yanı sıra, Yargıtay Birinci Başkanvekilleri Mehmet Kürtül ve Abdulhalik Yıldız, Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Recep Kömürcü, Yargıtay, AYM ve Danıştay daire başkanları, akademisyenler, avukatlar, hakimler ve hukuk fakültesi öğrencileri katıldı.

Avukat Özdemir Özok Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen çalıştayın açılışında konuşan TBB Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, toplantının düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.

YARGITAY BİZİM GÜVENCEMİZDİR

“Türkiye Barolar Birliği ile Yargıtayımız çok yakın, yapıcı bir iş birliği içindedir. Bundan tüm hukuk camiamızın, Türk hukukunun fayda sağladığına inanıyorum” diyen Feyzioğlu sözlerine şöyle devam etti:

“Yıkması kolaydır, yapması zordur. Yapılanı yıkmak bazen anlık iştir ama yıkılanı yapalım dediğiniz zaman ne yapacağınızı bilmeniz lazımdır öncelikle. Tarihi bilmeniz lazımdır, geçmişi bilmeniz lazımdır. Bizim yaklaşımımız; yanlış bir şey varsa, yanlış giden bir şey varsa onu elbette söylemektir ama söylerken doğrusu da şöyle olmalıdır bize göre diye ifade edebilmektir. Yani sadece sorunu kendi penceremizden tespit edip kenara çekilmek çözüm noktasında faydalı değildir, olmamıştır. O yüzden hem meslektaşlarımızın hem vatandaşlarımızın beklediği, sorunlara çözüm olmamızdır hep birlikte. Bu da kavga ederek olmaz. Birbirimizi anlayarak olur. Hepimiz kendi tecrübelerimizle, birikimlerimizle gerçeklik dediğimiz o vakalar bütününün bir kısmını algılayabiliyoruz. Beceri, algıladıklarımızın yan yana getirilmesi ve bütünün hep birlikte idrak edilebilmesinde ve buna bağlı olarak doğru teşhislerle doğru çözümler üretilmesinde.”

Feyzioğlu, Yargıtay’ın ülkedeki hak ve özgürlüklerin teminatı olduğunun altını çizerek, “Yargıtay bizim güvencemizdir, sigortamızdır. Biz, yargı reformları yapabiliriz, çok güzel cümleleri kanunlara geçirebiliriz, harikulade yönetmelikler yapabiliriz. Niyetlerimiz son derece iyi olabilir ki öyledir. Ama son tahlilde kanunun gerçek yazarı, onun uygulayıcısıdır. Uygulayıcıya nüfuz edemezsek, uygulayıcımızın – ister hakim, ister savcı, ister avukat, ister adliye personeli, ister kolluk görevlisi – özgürlükçü, kişiyi devletin merkezine, devletin amacına yerleştiren bir bakış açısıyla çözümler üretmesini sağlayamazsak eğer yaptığımız reformlar kağıt üstünde kalır” şeklinde konuştu.

YARGITAY’IN EN ÖNEMLİ GÖREVİ İÇTİHAT BİRLİĞİNİ SAĞLAMAKTIR

Daha sonra kürsüye gelen Yargıtay Birinci Başkanvekili Mehmet Kürtül yaptığı konuşmada hukuki güvenlik ve hukuki öngörülebilirlik konularına dikkat çekti.

İlk olarak yaşama hakkına vurgu yapan Kürtül, “Bedensel bütünlüğün ihlal edilmesi, kişinin vazgeçilmez olan kişilik haklarının da ihlali anlamına gelmektedir. Kişilik hakkı, kişiliği oluşturan tüm değer ve varlıkların üzerindeki şahsa bağlı, mutlak haktır. Bu bağlamda yaşama hakkı, en önemli kişilik hakkıdır. Zira diğer tüm kişilik hakları, temelde yaşama hakkının üzerine inşa olurlar” dedi.

Kürtül, bedensel zararların tazmininde temel amacın, zarar görenin durumunu zararı görmeden önceki duruma getirmek olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Uygulamacı olarak bizler, bedensel zararlarda ve ölüm halinde maddi tazminat miktarını belirlerken adil, eşitlikçi, istikrarlı davranma konusunda özen göstermekle birlikte bu kabulün gerekçelerini kararlarımızda göstermekle yükümlüyüz.”

“Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında da ifadesini bulan zarar gören ve zarar veren arasındaki tazminat ilişkisinde dengenin sağlanması kavramı da gözetilerek bu dengeyi bozabilecek farklı uygulamalara neden olmamalıyız” diyen Kürtül, Yargıtay’ın en önemli görevinin ve topluma karşı en büyük sorumluluğunun, hukuki güvenliği, kanun önünde eşitliği ve hukuki öngörülebilirliği sağlamak amacıyla içtihat birliğini gerçekleştirmek olduğunu kaydetti.

Açış konuşmalarının ardından başkanlığını Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Levent Akın’ın yaptığı oturuma geçildi. Oturumda, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Başkanı Sadık Demircioğlu, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Üyesi Nilgün Taş, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi Başkanı Halil Özdemir, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Başkanı Ahmet Özgan, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi Başkanı Ali Selman Erkuş, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi Üyesi İlhan Kara, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Başkanı A. Şahabettin Sertkaya, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Üyesi Refik Eğri, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi Başkanı Mesut Balcı, Yarrgıtay Tetkik Hakimi Mehmet Fatih Kapusuzoğlu, TED Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şebnem Akipek Öcal, Hacettepe Üniversitesi Aktüerya Bilimleri Bölümü Öğretim Görevlisi Dr. Funda Kul, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkan Danışmanı Okan Aydın, Tazminat Hukuku Uzmanı Çelik Ahmet Çelik ve Avukat Sema Uçakhan Güleç görüşlerini ifade ettiler.

Toplantı öncesinde, TBB Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, TBB Genel Sekreteri Av. Sabiha Tekin ile Yargıtay Birinci Başkanvekilleri Mehmet Kürtül ve Abdulhalik Yıldız, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla salonda bulunan kadınlara karanfil takdim ettiler.


Haber ile ilgili Görseller

Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle