ÜLKEMİZİN DÖRT BİR TARAFINDA UYGARLIK MEŞALESİ OLARAK GÖREV YAPAN TÜM ÖĞRETMENLERİMİZİN 24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ’NÜ KUTLUYORUZ

659
A

Türk Milleti, emperyalist hasımlara karşı verilen Milli Kurtuluş Savaşı’ndan sonra ikinci bir savaş vermek zorunda kalacaktır. İşgalcilere karşı verilen savaş kadar zorlu geçecek olan bu savaşın hasmı, ekonomik, iktisadi, kültürel geri kalmışlıktır.

Dış hasımlara karşı verilen savaş sonrası kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin çağdaş bir devlet olarak var olabilmesinin ön koşulu iktisadi hayatta, tarımsal ve sanayi üretiminde, ekonomide, eğitimde uygar dünya ile rekabet edebilecek bir düzeye gelebilmektir.

Kurtuluş ve kuruluşun önderi Mustafa Kemal Atatürk, askeri zaferlerin kalıcılığının ekonomik, kültürel ve eğitsel zaferlerle mümkün olabileceğinin farkındadır. Bu nedenle Cumhuriyet sonrası devrimler sürecinin en köklü, en anlamlı dönüşümlerinden birisi de 1 Kasım 1928 tarih ve 1353 sayılı yasadır. Bu yasa ile Arap Alfabesinden Latin Alfabesine geçişi sağlayan HARF DEVRİMİ gerçekleştirilmiştir.

24 Kasım 1928 ise, Atatürk’e MİLLET MEKTEPLERİ BAŞÖĞRETMENLİĞİ unvanının verildiği tarihtir. Alfabe Devrimi aynı zamanda bir uygarlık tercihidir. Cephede en ön safta askerlerine komuta eden Mustafa Kemal, bu kez açık alanlarda toplumun tüm kesimlerine yazı tahtası başında yeni harfleri öğreten bir halk önderi, bir devrimci, bir öğretmendir.

Atatürk, okul çağındakilerle sınırlı olan örgün eğitimle yetinmemiş, her yaştan, her kesimden halkın da MİLLET MEKTEPLERİ uygulamasıyla yeni harflerle tanışması, okuryazar olması için “Başöğretmen” olarak eğitim seferberliğinin öncülüğünü üstlenmiştir.

Bitmez tükenmez savaşların toplumu yoksullaştırdığı, dinamik nüfusu tükettiği çöküş döneminin ardından kurulan yeni devletin acil öğretmen ihtiyacının karşılanması için açılan Eğitmen Kursları, ardından gelecek olan Köy Enstitülerinin öncüsü olarak uygulamaya sokulmuştur.

Köy Enstitüleri ile nüfusunun %80’i tarımsal üretimle uğraşan ve kırsal kesimde yaşayan bir toplumda, öğretmenliğin yanında birer toplumsal kalkınma önderi olacak donanımda eğitimciler yetiştirilmesi amaçlanmıştır.

Cumhuriyet Türkiye’sinin ekonomik, siyasal, eğitsel, kültürel temellerinin atılışında ve kuruluş felsefesinin oluşturulmasındaki bilimsellik ve akılcılığın en önemli göstergelerinden biri olan Alfabe Devrimi-Öğretim Birliği bugün için de vazgeçilmez önemini korumaktadır.

Türkiye Barolar birliği olarak, çağdaş hukuk, bağımsız yargı, bilimsel eğitim anlayışının ve kurumsallığının korunması ve yarınlara taşınması için üzerimize düşen sorumluluk bilinciyle, ülkemizin dört bir tarafında birer uygarlık meşalesi olarak görev yapan tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Gününü kutluyoruz.

Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı